Aslında romanı bitirene kadar tek kelime yazmak istemiyordum buraya. Sadece irademin -ki ingilizlerin "iron will" olarak sıfatlandırdığı derecededir- bazen çevresel etkenlerin ağırlığına dayanamayıp nakavt olduğu anlardan birindeyim.
Yıllar sonra yalnızlığımın hala ve sadece Leonard Cohen tarafından giderilebilmesi benim olgunluğa olan uzaklığımı tanımlıyor.
Hiçbir zaman bu yaşlarımı düşünmemiş olduğumu farkettim son zamanlarda. Sanki 21 yaşında ölmek üzere programlanmış bütün 20 yılım. Son 1 yılıma veremediğim anlamların hepsi zaten yoklarmış. 15 yaşından beri kendimi gördüğüm tek yaş 40.Önceleri bunun çılgın ergenlik tepkileri olduğunu düşünmüştüm.
Evet çılgın bir ergenken bile tepkilerimden tiksinirdim.
Olmanın en kötü tarafı, olduğunun bilincin de olmak. Hep yaşadığım, her zaman sıkıntısını çektiğim ağrı bu. Kendimi binlerce parçaya bölmek, analiz etmek ama asla tahmin etmemek ya da yapmamak.
Sürekli konuşan ama asla yazmayan adamlar gibi.
Kendimden uzaklaşmaya çalıştığım her an ayağıma bağlı olan zincirleri hissediyorum. Kıramıyorum.
Kıramıyorum.
Vazgeçtim
24 Mayıs 2009 Pazar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)